şişli travesti clara

Şişli Travesti Clara’yla Bir Gece Sohbeti ve Can Kurtaran Bilgiler

Şişli… Ah, İstanbul’un yaşayan efsanesi. Tarih kokan binaları, modern sokakları ve içine her türlü hikayeyi sığdıran ruhuyla 24 saat hiç durmadan hareket eden bir yaşam merkezi. Ancak Şişli’nin gece hayatı, gündüzünden tamamen farklı bir boyut. Ve bu gece dünyasının yıldızlarından biri, hiç şüphesiz, Şişli travesti Clara.

Durun bir dakika. Clara’yı tanımıyor musunuz? İşte bu yazı tam da bunun için var. Şimdi kahvenizi alın, arkanıza yaslanın ve sizi Şişli’nin samimi, renkli ama en önemlisi Clara’nın olduğu dünyasına götürüyorum. Kemerlerinizi bağlamayı da unutmayın; bu hızlı, esprili ama bir o kadar da sıcak bir hikaye olacak.

Clara Kimdir?

Clara, Şişli’nin gecelerine adını yazdırmış bir figür, bir ikon, hatta bir masal kahramanı demek yanlış olmaz. Dışarıdan baktığınızda Clara’nın ilk dikkat çeken özelliği, kendine has tarzı ve zarafeti. O, enerjisini sokağın ritminden alan biri. “Şişli travesti Clara” ifadesini duyduğunuzda ilk düşündüğünüz, meydanda parlayan kıyafetleri içinde bir yıldız gibi salınan ama aynı zamanda kocaman kalbiyle herkesten bir fark yaratan bir kişi. “Peki nedir bu kadının sırrı?” diye sorarsanız, ben sizi hemen Clara ile geçirilen o özel geceye götürüvereyim.

Şişli’nin Gizli Bahçelerinde

Bir akşamüstü Şişli travesti Clara’yla bir yerde buluştuk. Nerede mi? Tabii ki Halaskargazi’nin arka sokaklarındaki o küçük, loş ama büyüleyici kafe-lounge’lardan birinde. Clara’nın gözleri ışıl ışıl, “Ne içersin? Latte mi, Mojito mu?” diye sorarak söze başladı. Clara’nın yanında olmak, kesinlikle kahve ve kokteyl dünyasının en zirvesinde hissettiriyor. Ortamın enerjisiyle içimiz ısınıyor.

Ama Clara için burada bir kahve içip gitmek yok! O, tam bir gece insanı. “Bu gece sabaha kadar eğlenmek için buradayız, hazır mısın?” dediğinde itiraf ediyorum, biraz hazırlıksız yakalandım. Bir yanda ürkeklik, bir yanda Şişli’nin gizemli gecelerini keşfetmenin heyecanı derken kendimi Clara’nın rehberliğine teslim etmiştim.

İlk Adım – Şişli’nin Kapıları

Şişli travesti Clara’yla beraber Şişli sokaklarında yürümek, adeta yıllardır görmediğiniz bir İstanbul’u yeniden keşfetmek gibi. Sanki Clara’nın olduğu yer ışıldıyor. O renkli saçları ve özgüveniyle sokakları kendi sahnesi gibi yaşar. İnsanların bakışlarına aldırmaz, çünkü o Şişli travesti Clara’dır! İnsanlarla selamlaşırken hep bir sıcaklık verir. “Merhaba güzelim, bu gece iyisin değil mi?” dedikleri sırf pozitiflik ve samimiyet akar.

Atladığınız Şişli Detayları

Yolda yürürken tarihi apartmanları inceledik. Clara her binaya bir hikaye uyduruyor. “Bu bina eskiden gizli bir kulüptü, kahkahalarla inlerdi,” derken size gerçekten burada zamanında ne yenildiğini, ne içildiğini hissettirebiliyor. Sonra bir yerde durduk ve sokağın hemen köşesinde küçük bir kokoreççiye girdik. İşte olay burada başlıyor.

“Bu mekanın kokoreci bir başka. Hadi ickimizden önce midemizde biraz yer açalım!” diye Clara bastı kahkahayı. Biz kokoreçlerimizi yerken, etrafta çalan eski Türk sanat müziği – bu detayı kaçırırsanız olmazdı – atmosferi bambaşka bir yerde hissettiriyordu.

Gece Başlıyor!

Sonunda Clara geceye resmen start verdi. İlk durağımız ünlü bir drag bar oldu. Şişli deyince akla gelen bu tür eğlence yerlerinin her biri ayrı hikaye anlatır. “Gençken burada sahne almaya çalışırdım, ama şimdi VIP masada oturuyoruz,” diyerek geceyi esprili bir şekilde daha da eğlenceli hale getirmişti.

Barın havası Clara’nın dediği gibi tam bir cümbüş. Sahne başlıyor, dans ve müzik hiç eksik olmuyordu. Clara’nın bu kadar tanınıyor olmasının sebebini burada anlayabilirsiniz. İnsanlar onu selamlıyor, sohbet etmek efsanevi bir duruma dönüşüyordu.

Bir ara Clara kulağıma eğilip, “Bak, sahnedeki kişi benim baş düşmanımmış gibi davranıyor ama en sevdiğim insanlardan. Bu da bizim dünyamızın çılgın bir tarafı,” dedi. İşte o anda Şişli’nin gece hayatının tam bir topluluk işi olduğunu fark ettim. Herkes birbirine hem rakip hem destek.

Kendi Hikayesini Yazan Bir Kadın

Gece boyunca birçok kişi Clara’yla konuşmak için sıraya girdi. Şişli travesti Clara’nın bu kadar ilgi görmesinin sırrı sadece dış görünüşü değil, enerjisiydi. Herkese özel hissettirebilen bir insan o. İnsanların dertlerini dinliyor, şakalar yapıyor, sizi bir anda yeniden doğmuş gibi hissettiriyor.

“Travesti olmak zor değil mi Clara?” diye sordum daha samimi bir anda. Gözlerini hafif kısmış, “Elbette, ama hayatta kim kolay bir şey yaşıyor ki? Ben de kendi yolumu belirledim. Beni bu sokaklar büyüttü, bu insanlar beni sevdi. Şişli benim evim,” dedi. Bu açıklık ve o cesareti her insanın örnek alması gerekiyor.

Şişli’nin büyüsünün ne kadar önemli olduğunu onun sesinde ve hareketlerinde hissetmek mümkündü. Clara için Şişli sokakları, gece kulüpleri ve bu kültür sadece yaşam alanı değil, aynı zamanda ifade biçimiydi.

Sabaha Karşı Şişli’nin Sessizliği

Gecenin ilerleyen saatlerinde, Clara’yla bir çorbacıya doğru yol aldık. Yürüyüş sırasında Şişli’nin sessizliğinde yankılanan kahkahalarımız vardı. Çorbacımıza vardığımızda sıcak bir mercimek çorbasıyla geceyi noktaladık. Clara, “yarın kesin bir mide koruyucu içmelisin, yoksa sabahı zor edersin” diye uyardı ve yine kahkahalar havada uçuştu.

Sabahın ilk ışıklarıyla Clara, “Bu gece bu kadar. Öğlen yine Halaskargazi’deyim. Çaya beklerim!” diyerek vedalaştı. Onunla geçirilen birkaç saatlik zaman, hayatın karmaşıklığını unutturmuştu. Şişli travesti Clara efsanesi, benim bile hayal gücümde yıllarca unutulmayacak bir yere evrilmişti.

Clara’nın Şişli’deki hikayesi, aslında her insanın kendi yolunu çizmesi gerektiğini hatırlatan bir masal gibi. Şişli, gecesiyle ve Clara gibi cesur bireyleriyle yaşayan bir organizma. Eğlenmek, tanışmak, keşfetmek isteyen herkes için Clara’nın “dünyasında” bir geceyi denemek şart!

Scroll to Top