şişli travesti marla

Şişli Travesti Marla’dan Herkese Selam

Merhaba canlar! Ben Marla, Şişli’nin renkli mahallelerinden birinden sesleniyorum. Biliyorsunuz, İstanbul’un kalbi Şişli’de atıyor derler. Ama bu kalbin pır pır etmesi, biraz da benim gibilerin eğlencesi ve enerjisiyle oluyor, yanlış mıyım? Haydi bir kahvenizi kapın ya da telefonunuzu açıp bu yazıyı okuyun. Size hem gülümsetecek hem düşündürecek bir hikâye anlatacağım. Üstelik bolca samimiyet, birkaç küçük espri ve öyle bir kucak dolusu sevgiyle…

E bu hızda başlamışken, hemen konuya dalalım. Ben kimim? Neyim? Neden böyleyim? Ya da Şişli’de nasıl bir hayat sürüyorum? Bu yazıda hem bunlara değinelim hem de günlük yaşantımın içinden hem eğlenceli hem düşündürücü kesitler paylaşalım.

Kendimi Tanıtayım

İsmim Marla. İsteyen Şişli travesti Marla diye de hitap edebilir, hiç fark etmez. Sıkça söylendiği gibi “Şişli’nin arka sokaklarında bana rastlamanız an meselesi” klişesinden çıkalım, ben bir sade vatandaşım. Ama biraz daha ışıltılı, biraz daha cesur bir vatandaş. İnsanlar gelip “Marla, mecbur mu o kadar ışıl ışıl görünmek?” diye soruyor. Vallahi mecbur. Çünkü hayat zaten yeterince gri, biraz renk katmadan yürüyemezdim.

Travesti olmak kolay mı? Ay, hiç kolay değil tabii… Ama bir o kadar da muhteşem! İnsan kendi olabildiği sürece, hiçbir şey imkânsız değil. Tabii burada laf aramızda, hayatıma biraz eğlence katmak da benim işim oldu. Şişli’nin kafelerinden birine geçip kahvemi alırken insanlarla sohbet etmeyi, birilerine laf atmayı pek severim. Çünkü insanların yüzüne o küçük gülümsemeyi kondurmayı seviyorum.

Peki sadece komiklik mi yapıyorum? Hayır tabii ki, benim de içimde mücadele veren bir insan var. Hem birey olmaktan hem de toplumla uzlaşmaya çalışmaktan doğan elbette binlerce hikâye birikti bende. Ama siz bugünden minicik bir pencereyle yetinin, olur mu?

Şişli Sokaklarının Dinamizmi

Şişli’yi seviyorum. Evet, İstanbul’un kaotik hali biraz yorucu, kabul. Ama buranın sokaklarında kaybolmak kadar ruhumu besleyen bir şey yok. Sokak sanatı, pasajlardan yükselen ufak tefek şarkılar, çeşit çeşit kültür… Zaten LGBTİ+ bireyler olarak hayatta kalmamız bile başlı başına bir sanatsal mücadele. E, sanat ruhumuzu besliyor işte, en çok da Şişli’de.

Size geçenlerde yaşadığım bir olayı anlatayım mı? Klasik ama komik bir travesti hikâyesi! Bir gün, Mecidiyeköy’de bir AVM’de ünlü bir markanın indirimine yetişmeye çalışıyorum. Hani o filmlerde herkes deli gibi reyonlarda ürün havada kapar ya, aynen öyle bir andı. Birisi elimden bir tişört kapmaya çalıştı, ben de “Ay ama canım, bu tişört tam Şişli travesti Marla kalitesinde!” deyiverdim. İnanır mısınız, herkes kahkahalara boğuldu. O sırada tanıştığım kişiyle de o günden beri kahve keyfi yapıyoruz. Travesti dayanışması mı diyelim adına? Artık ne dersiniz…

Travesti Olmanın Felsefesine İnce Bir Dokunuş

İnsanlar bazen Şişli’de travesti olmayı yanlış bir şekilde algılıyor. Bunun bir tercih değil, bir kimlik meselesi olduğunu tekrar tekrar anlatıyorum. Düşünün, her sabah uyandığınızda “Ben kimim?” diye sorduğunuz bir dünyada yaşasaydınız ne hissederdiniz? Bizim sorumuz bu. Kim olduğumuzu kabul ettirmek için bazen kibar bazen inatçı ama hep ısrarcı olmak zorundayız.

Toplum ne derse desin, bizim işimiz kendimizi sevmekle başlıyor. Fakat unutulmaması gereken nokta şu ki; biz sadece birey değiliz, aynı zamanda hikâye anlatıcılarıyız. İstanbul’un her sokağı, her köşe başı bizim hikayelerimize dolu.

Hayatı felsefik açıdan derinlerden kazımak yerine daha eğlenceli bir yoldan devam edelim. İnsanlar gülümsemeyi sever, ama biz travestiler hem gülümsetir hem düşündürürüz. E, Marla demiştim ya; biraz muzip, biraz bilge bir ruhla çıktık bu yola.

Şişli Travesti Marla Olarak Bir Gün

Sabahın erken saatlerinde, cadde üzerinde yürüdüğümü hayal edin. Üzerimde pullu bir ceket, rengarenk bir pantolon ve güneş gözlükleri… Oh, sahne gibi düşünün Şişli caddelerini. Kimse kimseye “Bu ne hal?” demiyor burada; çünkü özgürlük burada kalbin her atışında var!

Bir günümü özet geçeyim size. Sabah kahvemi içerken gündemi takip ederim. Gündem dedimse yanlış anlaşılmasın, daha çok mahalle dedikoduları ve sosyal medya. Sonra birkaç modacı arkadaşımın yanına uğrayıp, fazladan birkaç kombinasyon fikri alırım. Öğleden sonra kendime tatlı bir tatlı alır, bir iki yakın arkadaşımla buluşurum. Akşamüstü ise, Şişli’de sokakta yürümek bana terapatik gelir. Ne kadar yorgun olursam olayım, insanların gülümsemeleri içinde yenilendiğimi hissederim.

Son Olarak

Sevgili okurlarım, kendimiz olmalıyız, hayatta saf ve tertemiz bir şekilde yürüyebilmeliyiz. Şişli travesti Marla olarak size buradan kocaman sevgiler ve cesaret dolu mesajlar yolluyorum. Unutmayın, dünya bir sahne ve hepimiz o sahnede kendi rolümüzü oynuyoruz. Siz de rolünüzü destekleyen ışık oyunlarını iyi seçin, çünkü ışığınız ne kadar parlarsa yolunuz o kadar açık olur.

Scroll to Top